Sakın ağlama , tanıdık yalnızlık , evvel Allah tanıştık evvelden
Kokunu bırakma, çok sevdim kokunu , bilemezsin götür kokunu
Çocuktun hep sen , elinde balonla ... Engel miydim ben ? İğne miydim ?
Bir bakmışım ki ben , elmalar düşmüş , tükenmişiz , kepenkler inmiş ...bebegım...
Ve uğraşmak anlamsız
Yüzündeki yabancı
Her geçen saniye bana daha yabancı .
Ve böyle olmasın bildiğim gibi kalsan
Her geçen saniye daha da zorlaşmasın
Gülümse şimdi gülümse şimdi gülümse şimdi ve gülümse şimdi ...bebegım...bebegım...
Haklıydın hep sen , acılar bedava , mecburduk hep uzaktan bakmaya
Çok yorgunum ben , eski bir saat gibi ... hırpalandım Istanbul gibi ..
Bebeğim ...
Oyunun en güzel yerinde zil çalınca üzülürdük ya ... öyleyim .
Ne güzel sürpriz bu böyle
Hoşgeldin
Boşver çabalama, konuşmak zorunda değilsin
Hem hareketlerinden,
Küçücük mimiklerinden kalbini okurum ben.
Bütün gün yataktaydım, yüzümde yastık izi
Seninse geçmisinde binlerce agır yenilgi
Çok şaka yaptiysam
Aslında korktuğumdan
Beni zaten tanırsın sen
Derler ki , bir yerden sonra
Acımaz daha fazla
Zaten aşk kötü bir şaka
Anlamaya çalışma
Her güzel sey bitermiş
Aşk nedensiz sevmekmiş
Kulağımda gürültüyle, uyurken televizyon açık kalmış
Bir ülkenin bodrum katında
Kirli bir savaş varmış
Midem bulanıyor, galiba dünya tuttu
Beni hep unuttu
Kelimelerden alacaklı bir sağır gibi
İçimi döktüm bugün, yokluğunla konuştum
Tutsak gibi, enkaz gibi, kendim gibi
İçimden çıktım bugün, içimle kavuştum
Yüzünü ilk kez gören bir çoçuk gibi
Gördüm kendimi gördüm
Kırıldı ayna paramparça
Paramparça ne varsa kadınım
Yokluğunda kaç damla gözyaşı eder adın
Ne olur, gel, gel, gel, gel
Ben sensiz istanbul'a düşmanım.
Kestiğim ümitlerden yelkenler yaptım ama
Yokluğunda ne gidebildim ne de kaldım
Gerçek miydi tutunmaya çalıştıklarım
Hediye süsü verilmiş ayrılıklarım
Kaybetmenin tiryakisi bir çoçuk gibi
Sustum, kendime kızdım
Kırıldı ayna paramparça
Paramparça ne varsa kadınım
Yokluğunda kaç damla gözyaşı eder adın
Ne olur, gel, gel, gel,gel
Ben sensiz istanbul'a düşmanım
Gönlümde açmadan solan bir gülsün
Her zaman gamlıyım her zaman üzgün
Beklerim yolunu aylar boyunca
Yeter ki gel bana senede bir gün
Ağarsa saçlarım
Solsa yanağım
Adını anmaktan yansa dudağım
Bu aşka canımı adayacağım
Yeter ki gel bana senede bir gün
tanımadığım kişiler var hep
aynadaki yüzümde
hiç bilmedim ki istediğimi..
ne seni ne de kendimi
bişeyim yok..
geçer dedim ama geçmedi..
bilmiyorum bilemiyorum
artık hiç birşeyi....
bize dair söylenecek tek şey belli gibi..
sen ve ben ikimiz..
kabul et en dipteyiz...
tanımadığım kişiler var hep
aynadaki yüzümde
hiç bilmedimki istediğimi...
ne seni ne de kendimi..
bişeyim yok..
geçer dedim ama geçmedi.
bilmiyorum bilemiyorum
artık hiç bir şeyi
bize dair söylenek tek şey belli gibi
sen ve ben ikimiz
kabul et en dipteyiz..
sen ve ben ikimiz
kabul et en dipteyiz...
bugün biraz gerginim yine,
sesim değişik gelebilir biraz,
ama sen anlarsın,bana katlanırsın...
tuhaf laflar edebilirim,
seni belki üzebilirim,
ama sen susarsın,çünkü beni tanırsın...
öyle çabuk kızma derdin hep,
bu kadar da kolay alınma,
o zaman beni sar,
hadi sarıl bana,
değişmez huylar bilirsin,
bir kere de sen dene alışmayı!
ben göğsüne yatarken
böyle derin nefes alma
bu ara ihtiyacım var sana
ellerimi sakın bırakma
bana huzur veren tek yer senin yanın unutma
gün varıncaya kadar sabaha
sakın hiçbir yere kalkma
fazla bişey istemem
sadece dur burda
Dur tahmin edeyim!
Çok mu yoruldun?
Çok mu mutsuzsun?
Gidiyor musun?
Bırak artık bahsetme kaderden filan
Biliyorum herşeyi kördüğüm bu filmi
Sessizliği paylaştığımız zamanlarda
Yada şimdi burada bu kör kuyuda
Bırakmadı peşimi bıramıycakta
Kör talih Ahhhh kör talih
Kör talih Ahhhh kör talih
Dert etme alışırım biraz zamanla
Koşarım tek başıma yalın ayakla
Yalnız bırakmaz yer yerinden oynasa
Kör talih Ahhhh kör talih
Kör talih Ahhhh kör talih
Amaaaaannnnnnnnnn kör talih
Aaaaahhhhhhh kör talih
Dert etme alışırım biraz zamanla
Koşarım tek başıma yalın ayakla
Yalnız bırakmaz yer yerinden oynasa
Kör talih Ahhhh kör talih
Kör talih Ahhhh kör talih
Kabul ettim hata bende , gelme üstüme
Öldüm zaten kaç gün önce
Aynı anda susunca , aynı anda konuştuk
Duymazdan geldiysek bile
Kabul ettim hata bende , ben gördüm önce
Öldün zaten kaç gün önce
Tamam yeter yeter herşey istediğin gibi olsun
Tamam ben zaten öldüm , kalan sağlar senin olsun ...
Ne aşk var , ne mutlu sonlar
Dört duvar yalnızlık var
Gücün yetmez kaçmaya
Hapsolursun yalnızlığa
Ne aşk var , ne mutlu sonlar
Buz gibi yalnızlık var
Gücün yetmez ısınmaya
Hapsolunca yalnızlığa
Kabul ettim hata bende , gelme üstüme
Öldüm zaten kaç gün önce
Aynalarla avunma , göstermezler içini
Hiç çekinme tanı kendini
Tek kişilik eşyalar , küçük küçük bavullar
Hikayenden arda kalan
Tamam yeter yeter herşey istediğin gibi olsun
Tamam ben zaten öldüm , kalan sağlar senin olsun ...
Ne aşk var , ne mutlu sonlar
Dört duvar yalnızlık var
Gücün yetmez kaçmaya
Hapsolursun yalnızlığa
Ne aşk var , ne mutlu sonlar
Buz gibi yalnızlık var
Gücün yetmez ısınmaya
Hapsolunca yalnızlığa
bugün biraz gerginim yine,
sesim değişik gelebilir biraz,
ama sen anlarsın,bana katlanırsın...
tuhaf laflar edebilirim,
seni belki üzebilirim,
ama sen susarsın,çünkü beni tanırsın...
öyle çabuk kızma derdin hep,
bu kadar da kolay alınma,
o zaman beni sar,
hadi sarıl bana,
değişmez huylar bilirsin,
bir kere de sen dene alışmayı!
ben göğsüne yatarken
böyle derin nefes alma
bu ara ihtiyacım var sana
ellerimi sakın bırakma
bana huzur veren tek yer senin yanın unutma
gün varıncaya kadar sabaha
sakın hiçbir yere kalkma
fazla bişey istemem
sadece dur burda...
is karası gibiyim o temiz ellerinde
dil yarası gibiyim o masum sözlerinde
kal deme hiç bunu benden isteme
sus bu gece bana aşktan sakın hiç bahsetme
dur bu gece bana dokunma beni delirtme
sana boşuna umut vermek istemem
çağıran bir şeyler var hep beni uzak şehirlerde
bana ait birşeyler var o sert gülüşlerde
sen yine olduğun gibi kal benim için sakın değişme
giderim bugün ha yarın hareket vakti gelince
sen yine olduğun gibi kal misafirim bu şehirde
bir el sallarsın yeter hareket vakti gelince
mum gibiyim senin ışıl ışıl o gözlerinde
kum gibiyim uçsuz bucaksız o çöllerinde
kış gibiyim yakan yaz güneşinde
hırsız gibiyim kadehteki o ruj izlerinde
dil gibiyim yanağındaki o beninde
kal deme hiç bunu benden isteme
çağıran bir şeyler var hep beni uzak şehirlerde
bana ait birşeyler var o sert gülüşlerde
sen yine olduğun gibi kal benim için sakın değişme
giderim bugün ha yarın hareket vakti gelince
sen yine olduğun gibi kal ben misafirim bu şehirde
bir el sallarsın yeter hareket vakti gelince
çağıran bir şeyler var hep beni uzak şehirlerden
bana ait birşeyler var o sert gülüşlerde
sen yine olduğun gibi kal benim için sakın değişme
giderim bugün ha yarın hareket vakti gelince
sen yine olduğun gibi kal misafirim bu şehirde
bir el sallarsın yeter hareket vakti gelince